Browsing Category

Sesleniş

Sesleniş,

Dost sandıklarım

Yüreğimin kapılarını,
bazı dost sandıklarımın yüzüne çarpasım var.
Yüzüme gülüp sırtımdan vuranlar,
arkamdan konuşanlar var.
Sözleri göğsüme hançer,
varlıkları bile beni yaralar…
Ama Unutmayın ki,
Uğrunda yüreğimi parçalayacağım dostlarımda var.
Zor anımda sırtımda herbirinin elivar.
Ulan! sizin ağırlığınızca bende yürek var….

H.Gökhan ÇETGİN

Sesleniş,

DALGACI MAHMUT

Bu şiir bir wp-sifr plugin denemesidir. Lütfen yüklenmesini bekleyiniz.

DALGACI MAHMUT
İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne haltedeceğimi bilemem.
Orhan VELİ

sIFR; Web siteniz veya blog’unuzda kullanmak istediğiniz fontları “ornekfont.swf” şeklinde kaydedip. Beğendiğiniz fontu www.fonttr.com seçerek sIFR Generatorda “ornekfont.swf” şekline dönüştürebilirsiniz .wp-sifr pluginini yükleyip. Etkinleştirdikten sonra yazılarınızda bu örnek fontu kulanmanızı sağlayan bir özellik. Kulanım hakkında problem yaşayanlar olursa  iletişime geçsin.

Sesleniş,

YAŞADIKLARIMDAN ÖĞRENDİĞİM BİR ŞEY VAR

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

İnsan saatlerce bakabilir gökyüzüne
Denize saatlerce bakabilir, bir kuşa, bir çocuğa
Yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
Kopmaz kökler salmaktır oraya

Kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
Kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
Ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
Bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

İnsan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
Hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına
İnsan balıklama dalmalı içine hayatın
Bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
Çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
Kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
Dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana

Ataol BEHRAMOĞLU

Sesleniş,

Uyan Türkiye…

Yazı arasıra takıldığım www.cehennem.orgdan bocekr00t arkadaşımıza ait hoşuma gitti. (Yorumsuz)

Hatırlarsanız geçtiğimiz yıl 3 Aselsan mühendisi ölmüştü.İntihar denmişti.
Yazılı ve görsel basının peşine düşmediği, araştırmadığı ancak insanların e-mail yoluyla birbirlerine duyurduğu bu yazıyı sizinle paylaşmak istedik.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar F-16 üretim merkezi TAI de uçakların dost-düşman tanımlamasını yapan elektronik sistemi bir tek Türk mühendisin dahi giremediği bir bölümde üretiliyordu.
Bu sistem Türk F-16 sının bir uçak ile karşılaştığında karşıdakinin dost mu düşman mı olduğunu pilota iletiyordu.Yanlız burada bir sorun vardı.Bir Türk F-16 sı stratejik kadim dostlarımızdan(!) ABD, İngiliz veya Yunan uçaklarından biri ile karşılaştığında onları DOST görüyordu.Bu da bir savaş halinde bu kadim dostlarımızın bizi sinek avlar gibi avlayabilmesi anlamını taşıyordu.

Aselsan mühendisleri 6 ay gibi kısa bir sürede ABD tarafından bize güdülen bu uçak tanıma sisteminin hakimiyetini lehimize çevirmeyi başardı.
ABD’ nin yıllarca çalışarak kurduğu tezgah, DAHİ TÜRK MÜHENDİSLERİ tarafından kısa bir zamanda bertaraf edilmişti.
Peki DAHİ MÜHENDİSLERİMİZ şimdi ne ile uğraşıyorlardı?
Kadim dostumuz(!) ABD, sadece uçak tanıma sistemini elinde tutma kozunu elinde bulundurmuyordu.Bundan daha vahim ve önemli kozu var :
ABD, herhangi bir savaş veya askeri operasyon sırasında ABD tarafından satılmış veya modernize edilmiş elektronik sisteme sahip uçak, helikopter, tank, zırhli birlikler, izleme sistemleri gibi hayati araçları UYDUSUNDAN VERDİĞİ BİR EMİR İLE SAF DIŞI BIRAKABİLİYOR.
Yani, kendi yaptığı bu elektronik sistemler istendiği anda uzaktan kumanda misali uydulardan kontrol edilebiliyor.Bu Türk Ordusu’ nun savaş başlamadan yenilgisi anlamına geliyor.
İşte 3 DAHİ MÜHENDİS’ in katlinin nedeni :
Aselsan mühendisleri, uçak tanıma sistemlerinin MİLLİLEŞTİRİLMESİ konusundaki başarısından sonra, benzer bir başarıyı bu ABD güdümlü elektronik sistemlerin kontrol dışı bırakılması, uydu müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemlerin geliştirilerek silahlı gücümüzün MİLLİLEŞTİRİLMESİ için çalışıyorlardı.Bunlardan 3 gencimiz kadim dostumuz tarafından ŞEHİD edildi.
Dostumuz bu sistemi EŞREF BİTLİS PAŞA’ nın ŞEHİD edilmesinde de içinde bulunduğu helikopterde kullanmıştı.
Uyumaya devam etmek isteyenler, UYUMAYA DEVAM EDİN!

Sesleniş,

Blog kardeşliği…

Aga bağıra bağıra kardeşlik türküsümü söylemek lazım bu blog kardeşliğine katılabilmek için yahu 1.435.687 kez başvurdum.Vallaha google adsense’se daha çabuk kabul edildim.Adminler uyumayın kesin bunlar başvurulara ihmalkarlıktan bakmıyorlar.Aga burda bi kardeşiniz var unutmayın bak banner olayınada girdik…:)

Sesleniş,

Google adsense…

Dün bu google adsense olayına bende katılayım dedim ama ne katılma.Abi ne kadar karışık yapmışlar.Zaten google’ın bu adsense olayını çözebilene para vermesi gerekir.Neyse artık benimde google kutucuğum var.